 |
Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma yeteneğini
güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı
düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin
ürünüdür. New York'lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger'e
göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır. Yüksek öz saygıya
sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır.
Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle ve
çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi,
gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun
yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede
önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini
oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler
neler yapabilir? İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.
Şartsız Sevgi Göstermek
Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini
sağlayın. Ev ona göre için, risk ve tehlikelerle dolu dünyadan döndüğü zaman,
sevgi için, emniyetli bir yakıt alma istasyonu gibidir. Mesajlarınız "Seni
seviyorum - odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana
rağmen, notlarının çok iyi olmamasına rağmen, yaptıklarından hoşlanmama rağmen
- hala seni seviyorum" olmalıdır. Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun
yanlış davranışını düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe başlayabilirsiniz.
Örneğin, odası karma karışıksa ve sadece yatağını toplamış ise ona "Gerçekten
yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen"
diye ifade edin.
Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek
4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin beşiğine fırlattığı
için sinirlisiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız?
Prof. Dr. Thomas Gordon'un önerdiği en basit mesaj "Ben" mesajıdır.
"Sen kötü bir çocuksun!" ya da "Sen aptalsın!" yerine, "Sen
böyle yaptığında, ben ............../............ hissediyorum", "Sen
oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin"
diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun
belirli davranışlarına yönelik olduğudur.
Açık İsteklerde Bulunmak
Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona alternatif davranışları
öğrenmesi için bir şans verecektir. Örneğin; "Oyuncaklarını kardeşinin
beşiğine atmamalısın. Bunun yerine o uyandığında ona trenini gösterebilirsin"
şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. İstekleri ona açıkca belirtmek, ondan ne
istediğinizi anlamasını kolaylaştıracaktır.
Dinlemeyi Öğrenmek
Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değerdir
ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek
istediğinde, gerçekten ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne
zaman uygun olacağınızı söyleyin. Gordon'un bir başka tekniği olan "Aktif
dinleme"de, çocuğunuzu yanınıza çağırıp onu duyduğunuzu ve onun ne söylemeye
çalıştığını anladığınızı ifade edin. Mesela 7 yaşındaki bir kız çocuğu şöyle
diyebilir:
Kız: "Baba sana çok kızgınım ve bir daha odama girmeni istemiyorum".
Baba: "Sen gerçekten çok kızgınsın öylemi hımm".
Kız: "Evet çünkü sen beni kaymaya götüreceğini söylemiştim ama artık çok
geç".
Baba: "Oh, anladım. Çünkü seni dışarıda kaymaya götüreceğim konusunda söz
verdim ve bu sözü tutmadım. Gerçekten üzgünüm. Çok geç vakte kadar çalıştım
ve seni aramayı da unuttum. Bunu yarına alabilir miyiz?"
Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye başlamakta
ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini anlamaktadır.
Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak
Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye
alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin verin. Oğlunun canavarlardan
korktuğunu öğrenen bir babanın yaklaşımı aşağıda verilmiştir.
Oğlan: "Baba yatağa gidemiyorum. Çünkü odamda canavarlar gizleniyor".
Baba: "Gel bakalım belki canavarlarla arkadaş oluruz. Canavarlar ne yemekten
hoşlanıyor biliyor musun?".
Oğlan: "Belki tatlı, bisküvi seviyordur".
Baba: "Bu hoşlarına gidebilir. Gel canavarlara yemek koyalım. Canavarlara
ne istediğini sor? Neden sormuyorsun?".
Oğlan: "İnsanları korkutmak istiyor".
Baba: "Neden?"
Oğlan: "Güçlü hissetmek için"
Baba: "Eğer onunla arkadaş olursan sana ne yapabilir?".
Oğlan: "Beni koruyabilir."
Baba: "Bana iyi bir arkadaş olabilir gibi geliyor ya sana?".
Oğlan: "Evet."
Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını ya da neye gereksinimi olduğunu
öğrenmekte, çocuk artık canavarın kendisine fazla tesiri olmayacağını görerek
daha pozitif düşünmektedir. En önemlisi de çocuğun canavara yansıttığı gücü
kendine çevirmesidir. |
|