www.canakkaleram.gov.tr


 

ÇANAKKALE RAM DÖKÜMAN ARŞİVİ
   

ÇANAKKALE PSİKOLOJİK DANIŞMANLARI

   
PSİKOLOJİK DANIŞMAN SAYFASI
  


  ANASAYFA    TANITIM   BÖLÜMLER HİZMETLER YAYINLAR DÖKÜMAN MEVZUAT

İLETİŞİM

 

GÜNCEL

 

Öğretmenlerin sıklıkla karşılaştıkları bazı davranış bozukluklarına karşı neler yapabiliriz?

SORUN: Öğrenci düşünmeden davranıyor, sürekli parmağını kaldırmadan konuşuyor.

Kendini kontrol etme yeteneği gelişmemiş ve iç denetimi olmayan bir çocuğa bu alışkanlıkları kazandırmak için fiş sistemini uygulayabilirsiniz. Güne öğrencinize bir kap içinde belli miktarda fiş vererek başlatın. Her uygunsuz davranışında kaptan bir fişi geri alın. Bu öğrencinin parmak kaldırmadan verdiği yanıtı değerlendirmeyin; söylediğini duymazlıktan gelin. Bu fişler bittiğinde ona “ara verme” veya “gruptan uzaklaştırma” gibi bir ceza uygulayın. Günün sonunda fişler bitmemişse uygun bir ödül verin. Böyle bir öğrenciyi, önce nazikçe dokunarak veya “Elini kaldırman gerekiyor.” gibi bir sözle uyarın. Sonra da bir başkasına söz verin.

SORUN: Öğrenci  yerinde oturamıyor ve sürekli dolaşıyor.

Öğrenciyle özel olarak konuşup sırasında oturması gerektiğini açıklayın ve neden yerinde oturamadığını sorun. Bazen sıranın büyüklüğü uygun olmayabilir veya sırada rahatsız edici bir durum bulunabilir.

Yerinde duramayan, aşırı hareketli çocukların çoğu hareket etmek için fiziksel bir ihtiyaç duyarlar. Bu tür öğrencilere verdiğiniz yönergelerin çocuğun etkin katılımına ve biraz harekete olanak tanımasına dikkat etmelisiniz. Aşırı hareketli çocuğun, ihtiyaç duyduğunda yerinden kalkıp çevrede dolaşmasına daha çok olanak sağlayacak bir sistem oluşturmayı denemelisiniz. Bazı öğrenciler dolaşmaları için izin verilen bölgenin çizgilerle belli edilmesine ihtiyaç duyarlar.

Sırasında çevresindekilere rahatsızlık vermeden oturamayan öğrenciye uygulanabilecek en mantıklı önlem, geçici olarak oturma hakkını kaybetmesi olabilir. Bu öğrencinin belli bir süre ayakta durmasını sağlayın. Bir de oturarak yapılması gereken bir işi ayakta yapmasını isteyebilirsiniz. Bazı çocuklar hiçbir zaman belli bir zaman sırasında oturamaz. Bu çocuklara anlayış gösterilmeli; davranışının bir kısmını görmezlikten gelmeli ve ihtiyacı olduğunda sırasında ayağa kalkmasına izin verilmelidir.

SORUN: Öğrencim sürekli olarak arkadaşlarını rahatsız ediyor.

Genellikle bu öğrenciler arkadaşları için ne kadar büyük bir huzursuzluk kaynağı olduklarının farkında değildirler. En etkin yöntem arkadaşlarının farkına varmayacağı bir anda çocuğun dikkatini buna çekmektir. Davranışlarının insanlara neler hissettirdiği konusunda onunla konuşun. Bu öğrencinize daha geniş bir oturma alanı ve sıra üstünde daha geniş bir çalışma alanı verme gibi önlemlerin de yararı olabilir. Bu tip öğrenciyi önündeki işle uğraşırken veya uslu uslu otururken gördüğünüzde ödüllendirin: Onu övün; düzgün oturduğunu görmenin ne kadar harika bir şey olduğuna ilişkin yorumlar yapın.

Sınıf Öğretmenine Genel Öneriler

• Bu çocuklara bir şeyleri öğretmeyi istiyorsanız, onlarla konuştuğunuzda fiziksel olarak yakın olun. Uygun olan zamanlarda çocuğa dokunun. En iyi olanı elin omuza konmasıdır.

• DEHB’ li çocuklar sizin söylediklerinizi dinlerken başlarını sallarlar ve gözünüze bakarlar. Ama zihinleri başka yerdedir. Göz temasını sürdürerek söylenileni anlayıp anlamadığını onu gücendirmeden sınayın.

• Sınıfa soru yöneltirken önce soruyu sorun sonra çocuğun ismini söyleyin. Önce çocuğun ismini söylerseniz diğerleri soruyu savuşturduğunu düşünüp dinlemeyecektir. Soru sormadan önce etrafa bakarak ara verin ve şüpheli bir beklenti yaratın. Sorulan soruya muhakkak birinin cevap vermek zorunda olduğunu belirtin. Çocuğun ismini bir soruda ya da anlatılan bir konuda telaffuz edin. Dikkati dağılan bir çocuğa kolay bir soru sorun; konu ile ilgili olması şart değildir. Cevap vermeden önce 10-20 saniye bekleme alışkanlığına sahip olun. Zaman zaman çocuğa soruyu tekrarlayın.

• DEHB’li çocuklar yönlendirilmeye, plânlamaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü, dışsal olayları kendi başlarına yapılandıramazlar. Plânlandırmayı kolaylaştırmak için listeler yapın. DEHB’li çocuklar, yaptıkları işin neresinde kaldıklarını unuttuklarında başvurabilecekleri bir tablolarının ya da listelerinin olmasından çok yararlanırlar. Hatırlatıcı materyallere, talimatlara gereksinim duyarlar. Ancak unutmamanız gereken şey “Aynı anda sadece bir talimat vermeniz” dir.

• Mola tekniğini uygulayın. Mola iki türlü olabilmektedir. Birinci tür molada öğrenci olumsuz davranış yapıldığı ortamda kalmaktadır. Öğrenci başını sıranın üzerine koyarak 2-3 dakika öylece kalır. İkinci türde ise, ortamdan uzaklaştırılır. Mola yeri sınıfın ayrı bir köşesi ya da başka bir oda olabilir.

• DEHB’li çocukların kısa süre için sınıfı terk etmelerine siz izin verin. Eğer bu durum sınıfın kuralları içerisine dahil edilirse, böylelikle çocuk, dersten tamamen kopmaktansa bir an için sınıfı terk edip geri gelebilir ve kendini gözleme ve denetlemenin yollarını öğrenmeye başlar.

• Büyük, uzun ödevleri küçük parçalara ayırın. Bu DEHB’li öğrenciler için çok önemlidir. Ağır ödevler çocuğu ezebilir ve çocuk, “Bunu asla yapamayacağım” şeklinde duygusal bir tepkiyle geri çekilir. Ağır ödevler, her bir bölümü yapılabilecek nitelikte görünen küçük parçalara ayrılarak çocuğun başarısızlık duygusu azaltılabilir. Genelde, bu çocuklar yapabileceklerini düşündüklerinden daha fazlasını yapabilirler.

• Hatırlama, bu çocuklar için genellikle bir problemdir. Onlara doğal olarak varolmayan çağrışımlar oluşturarak kodlamaya yardımcı olan hafıza destekleyicileri, hatırlama stratejileri ve küçük beceriler öğretin. Hatırlama oyunları, kafiye, şifre vb. etkinlikler hafızayı güçlendirmeye epey yardımcı olabilir.

• Sınıfa DEHB ile ilgili bir hikâye okumak DEHB’li çocukları “deli” olarak gören sınıf arkadaşları için yararlı olabilir.

• Bir şey söyleyeceğiniz zaman göstererek söylemeyi tercih edin. Pek çok DEHB’li çocuk, görsel olarak daha iyi öğrendiği için, söylediğiniz şeyleri aynı zamanda da yazarsanız, bu durum çok faydalı olabilir. Bu şekilde bir sunuş düşünceleri somutlaştırır.

• Her derste bir hayal kurma etkinliği yaptırın.

• Bu çocuklarla birlikte ders esnasında kullanabileceğiniz özel işaretler oluşturun.

• Dikkat ve dinleme oyunları oynayın.

• Doğru söylemediklerini kabul ettirerek onları yalanla yüzleştirmeyin.

• “Ben dili”ni kullanın. Örneğin “Sen dır dır ettiğinde ben kendimi kötü hissediyorum, kendimi kötü hissetmeme neden oluyorsun.” Çocuğa da “ben dili”ni kullanmasını öğretin. Örneğin, size şöyle diyebilir : “Öğretmenim, lütfen bir kez daha anlat ya da defterime yaz, yoksa anlayamıyorum.”

• DEHB’li öğrenciler için her ders plânında fiziksel hareketler plânlamalıdır. Kalem açmak için kalkmak, öğretmen masasını düzeltmek, yandaki sınıftan tebeşir almak, müdür yardımcısına not göndermek, kağıtları öğrencilere dağıtmak bu çocuklara sağlanabilecek diğer fiziksel hareket olanaklarıdır.

ÖĞRENCİNİN OKUMA-YAZMA SORUNU  VARSA                                                                                        BÜTÜN DUYULARINA HİTAP EDEN UYGULAMALAR YAPILMALI

• Bir sesi çıkarırken kelimeyi  havada yazın.

• Bir parça mukavvanın üzerine kelimeyi yapıştırıcıyla ya da nişastayla yazın. Daha sonra üç boyutlu harfler yapın.

• Hazırlayabiliyorsanız bir kum havuzu hazırlayın ve öğrencilere sesleri çıkarırken parmaklarıyla yazdırın.

• Masanın üzerinde sıkılmış diş macunu kullanarak ya da tabağın içindeki bir miktar pudingi kullanarak kelimeleri öğrencilere parmaklarıyla yazdırın.

• Öğrencileri eşleyin. Daha sonra kelimeleri, ögrencilerin birbirinin sırtlarına parmaklarıyla yazmalarını sağlayın.

Sonuç olarak; yapılması gerekenlerin  sınıf öğretmenleri, rehberlik servisi, branş öğretmenleri, özel eğitim öğretmenleri, psikolog, psikiatrist ve aile iş birliği ile başarılacağını unutmayalım.

Kaynak:Mine BAŞOL Özel Eğitim Uzmanı,

Çankaya Rehberlik Araştırma Merkezi/ANKARA

http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/sayi39/basol.htm

 1- Selçuk, Z. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktif Çocuklar, Pegema Yayıncılık, 2000.

 2- Yazgan, Y. Hiperaktif Çocuk Okulda, Evrim Yayınları, 2001.

 3- Şenel, H.G (1996) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun Öğrenme Yetersizliği ile Karşılaştırılması, Özel Eğitim Dergisi, 2.

 4- Kayaoğlu, H. (1999) Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Bakış, Ankara, Çankaya Rehberlik Araştırma Merkezi yayını,1 (1),13-15.

 5-Bebek ve Aile sitesi

 
 
                                                                                                                                     
                                  2005 © M.E.B. Çanakkale Rehberlik ve Araştırma Merkezi